Sorry, the comment you entered is too long. Please shorten it.
You didn't enter anything. Please try again.
Sorry, we can't add your comment right now. Please try again later.
To add a comment, you need permission from your parent. Ask for permission
Your parent has turned off comments.
Sorry, we can't delete your comment right now. Please try again later.
You've exceeded the maximum number of comments that can be left in one day. Please try again in 24 hours.
Your account has had the ability to leave comments disabled because our systems indicate that you may be spamming other users. If you believe that your account has been disabled in error please contact Windows Live support.
Complete the security check below to finish leaving your comment.
The characters you type in the security check must match the characters in the picture or audio.
Ben ne zaman yalnız kaldım, bilmiyorum.. Ne tuhaf, Vaktim olmazdı. Yalnızlığı bunca bilirken kendimi hiç yalnız sanmazdım. Çevremde hep birileri vardı, ben hep birilerinin yanındaydım. Günler belirsiz bir gelecek için neredeyse kendiliğinden hazırlanırdı, Aramızda habersiz gidip gelen gündelik armağanlarla Kendi kendini taşıyan bir ırmağın akıntısında hayat bizi kendi sahillerimize ulaştırırdı .. Bazı evlerden taşınırdık, bazı insanlar girip çıkardı hayatımıza, Bazı mektuplar alırdık, bazı sözler, çiçek selamları.. Sonraları bazı tanıdıklarımızın ölümleriyle de karşılaştık, Elde olmayan nedenlerle Ssudaki halkalar gibi genişleyen; Küçük alınganlıklardan büyük dargınlıklara.. Vazgeçişler, unutuşlar, kayıplar Birbirimizi çok sevdik hep yıllarla azala azala..
Şimdi ne zaman yalnız kaldığımı düşünsem, Yalnız olmadığımı kanıtlamak istiyorum kendime Eskiden iki albüme sığdırdığım hayatım, Şimdi sığmıyor eskilenlerle çoğalmış fotograflara. Telefonun başına geçiyorum, Alt alta dizilmiş onca ad arasında seken ömür parçası.. Gün ölüyor meşgul numaralarla. Şimdi ne zaman yalnız olduğumu düşünsem, Şimdi ne kadar yalnız... Yalnız olduğumu anlamam için beni hiç yalnız bırakmadınız.